fizik bölümünü bıraktıktan sonra, asıl mücadelenin sağ ve sol, inanç ve akıl arasında değil individual(birey) ile institution(ben kurum deyim sen devlet anla) arasında olduğunu söylüyor. kafka, koestler, ve solzhenitsyn’nin öğrencisi olarak, gerçek, yaratıcılık, aşk/sevgi ve tutkunun devlet hiyerarşisi tarafından tarumar edildiğini ve kendi tabiri ile “patronage networks” tarafından insan ruhunun çarptırıldığını söylüyor. başa döndük sanki. [çok pis analiz geliyor lan] annesinin başta söylemeyi unuttuğum bir cümlesi vardı; kendisi, resmi eğitimin insan ruhunu öldürdüğünü söylüyordu. anne, çocuk “human spirit” olarak andıkları bu kavramı, “insan doğası” olarak anlamak isabetli olacaktır. aralarındaki ortak nokta, devlet kurumunun insan doğasına aykırı olduğu noktasında birleşiyor. kendisinin anarşist olduğuna dair bir bilgimiz yok ama wikileaks’in aktivistleri arasında anarşistler olduğunu biliyoruz. hatta bu anarşistlerden biri, jonsdottir adlı bir parlamento üyesinin, assange ile bir ilişki olduğunu da ileride öne süreceğim, hatta neden assange’a ihanet ettiği üzerine de yorumlarım olacak, hazırlayın buna kendinizi. julian’in “bir komplo olarak devlet/yönetim (consiperacy as govermance)” adlı manifestosu da kendisini anarşist olarak görmemizi destekler nitelikte bir kanıt. bu manifestosunda şöyle diyor bebişim;
Eğer Assange’nin politik duruşu ve yöntemi hakkında daha fazla bilgi istiyorsanız aşağıdaki linklerden onun yazdığı bazı yazıları indirebilirsiniz. Haliyle bütün yazılar ingilizce…
link 1 / link 2 / link 3 / link 4

hay ellerin dert görmesin Assange şu monoton hayatımıza nasılda renk kattın
YanıtlaSilNe rengi ayol kıyametler koptu:)
YanıtlaSil